Kadim Arapların atalarından Muzar b. Nizar deveden düşer, eli kırılır. Deveye yüklerler kendisini, yol boyu "vâ yedâh, vâ yedâh!" [vay elim, vay elim!] diye sızlanıp durur. Güzel yüzlü, güzel sesli biridir Muzar. Nağmesi devesini gayrete getirir, hızlı ve pek adımlarla seyretmeye başlar. Bundan böyle Arap biraz lafız değişikliğiyle develerine aynı nağmeyi söyler; "hâ yedâ, hâ yedâ!" İşte bizim "haydââ" nın hikayesi. İlginç değil mi? Kuran bizi etle tırnak yapmış arapla. Sadece Kuran kelimeleri değil, çölde deve süren arabın nağmeleri de geçmiş dilimize, haydaaa!  Talha Hakan Alp

Okul Zil Programı

yilsoftzil

9786059223690
logo5

Esma-ül Hüsna

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün213
Dün280
Bu hafta493
Bu ay6204
Hepsi771605