Her peygamberin bir havârisi vardır. Benim de havârim Zübeyr’dir. (Hadis-i şerif)

DOĞUMU

* Peygamber efendimizden (sallallahu aleyhi ve sellem) 25 yaş küçüktü.

BABASI:

* Babası Hz. Hatice'nin kardeşi Avvam İbnu Huveylid'dir

ANNESİ:

* Annesi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in mübarek halası Hz. Safiyye bint-i Abdilmuttalib’dir.

NESEBİ:

* Hz. Zübeyr’in (radıyallâhü anh) annesi Resulullah’ın halasıdır. Babası ise Hz. Hatice’nin (radıyallâhü anhum) biraderidir.

 KÜNYE VE LAKABLARI:

* Annesi kardeşi Zübeyr b. Abdulmuttalib’in künyesi olan Ebu’t-Tahir diye künyelemişti. Kendisi Ebu Abdullah künyesini kullanırdı. Daha çok bu künyesi kullanılırdı. Lakabı ise Havariyyu’n-Nebi’dir. (sallallahu aleyhi ve sellem).

ŞEMAİLİ VE AHLAKI:

* Beyaz tenliydi. Seyrek sakallı idi. Kuvvetli bir bünyeye sahipti. Uzun boylu idi. Katırına bindiğinde ayakları yere değerdi.

* Son derece temiz kalpli, temiz ahlaklı, Allah’a hakkıyla saygı gösteren, hakkı tutup kaldıran, hakperest, merhametli, dünyayı kalben terk etmiş, dinin ahkâmına harfiyen uyan, cömert, kahraman, çok yüksek ve kıymetli bir şahıs idi. İnancı uğruna bütün varlığını feda edecek derecede fedakâr, azimli, kararlı ve cömertti. Celâdet ve cesaretiyle, harp meydanlarındaki kahramanlıklarıyla meşhurdu.

BAZI ÖZELLİKLERİ:

* Aşere-i Mübeşşere’dendir.

* Babası Ficar harplerinde öldürüldüğü için yetim ve fakir olarak büyüdü.

* Hz. Zübeyr'in annesi şefkatini çok belli etmezdi. Daha sonraki hayatında karşılaşacağı zorluklarla mücadele edebilmesi için sıkı bir şekilde terbiye ederdi.. Hz. Zübeyr, hayatı boyunca hep Hakk'ın yanında yer alacak, bu uğurda hiçbir şeyden yılmayacaktır. Nitekim İslam'a girdiğinden ötürü yapılan işkence ve eziyetlere hiç aldırış etmedi.

* Küçüklüğünden itibaren güç ve cesareti ile meşhur olmuştu. Çocukken dahi büyüklerin gücü kendisine yetmiyordu.

* 8-16 yaşları arasında iken Müslüman olma şerefiyle müşerref olduğu rivayet edilir. İslâm’a loşan, Daru’l-Erkam’daki ilk yedi müslümandan biridir.

* Müslüman olduğunu öğrenen amcası tarafından hasıra sarılıp ateşe sokup çıkarılırdı, ambara asıp dumanda bırakma sureti ile işkence edilirdi. O ise “Amca artık ebediyen küfre girmem” diye sebat ediyordu.

* Kendisinin imanına vesile olan Hz. Ebubekir’in (radıyallâhü anh) kızı Esma (radıyallâhü anhuma) ile evlenmiştir.

* Zübeyr, İslâm'ın büyük kahramanlarındandı. Eşca'u'n nâs yani insanların en şecaatlisi, en cesuru diye ün yapmıştı.

* İslam’da ilk kılıncı onun çektiği bilinir. Olay Hicretten önce, Resulullah'ın müşrikler tarafından katledildiği söylentisi üzerine gerçekleşmiştir.

* Habeşistan'a ve Medine’ye hicret edenler arasında yer almaktadır.

* Kendi ifadesiyle Resulullah'la beraber katıldığı –tüm gazvelere katılmıştır- gazvelerde yara almadığı uzvu kalmamıştır. Arkasından ve omuzunda aldığı yaralara el sığardı.

* Bedir Savaşında müslümanların ordusundaki iki atlı süvariden birisidir.

* Kureyza gününde Resulullah ondan memnuniyetini: "Annem babam sana feda olsun" diyerek ifade etmiştir. Bu tabiri Resulullah pek nadir kullanmıştı.

* Mekke devrinde Hz. Talha (radıyallâhü anh) ile; Medine devrinde ise Hz. Selâme bin Selâmet’ül-Ensarî (radıyallâhü anh) veya bazı rivayetlerde Abdullah b. Mesud (radıyallâhü anh) ile kardeş ilan edilmişti.

* Bedir'de sarı renkli bir sarık taşıyordu. Resulullah, meleklerin o gün Zübeyr'in simasında olarak savaşa katıldıklarını söylemiştir.

* Müslümanlar arasında eşitliğe son derece riayet ederdi. Hz. Hamza’nın ki dayısı oluyordu şehadetinde annesinin getirdiği iki kefenden birisini onun yanında şehit düşmüş bir sahabe için kullanmak için kur’aya başvurmuştu.

* Mekke’nin Fethi’nde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in birliğinin sancağını Zübeyr taşıyordu. Fetihten sonra Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) elbisesinin ucuyla Zübeyr ve Mikdad (radıyallâhü anhnhum) yüzlerindeki tozu silmesi ve ganimetten atları için bir kendileri içinde bir pay vermesi ne kadar değer verildiğini göstermektedir.

* Huneyn'in en şiddetli anlarında dahi şaşkınlık yaşamamış harikulade kahramanlıklar gösterdi.

* Önde gelen sahabelerle beraber Hz. Ebubekir (radıyallâhü anh) ve Hz. Ömer’in (radıyallâhü anhnhum) danışma kurulu üyeliğini yapmıştı.

* Yermük Harbi hengâmesinde Hz. Zübeyr (radıyallâhü anh) orduya taze kan olmuş, savaşın zaferle bitmesinde ciddi gayretleri görülmüştü.

* Hz. Ömer (radıyallâhü anh) , onu buradan Fustat'ın fethindeki Amr b. As'ın (radıyallâhü anh) kumandasına vermişti. Onun askeri maharetini bilen Amr (radıyallâhü anh) orduyu idare görevini Hz. Zübeyr'e (radıyallâhü anh) bıraktı. Hz. Zübeyr (radıyallâhü anh), mancınıklar kurdurup kaleyi taşlamaya başladı. Kalenin etrafına ip merdivenler gerdirdi. Oradan kalenin içine girip kapıları açtılar.

* Hz. Ömer'in şehadetinden sonraki Hilafet Şurası içinde de yer alan Hz. Zübeyr, hakkından Hz. Ali lehine feragat etmişti.

* Ticaretle uğraştığı için Medine'nin sayılı zenginleri arasında yer almaktaydı. Bununla beraber son derece sade yaşardı.

* Hz. Osman zamanında vaktini Medine'de geçiren Hz. Zübeyr, devlet işlerine karışmamıştı. Hz. Osman'ın evinin muhasarası esnasında oğlu Abdullah'ı Hz. Osman'ın kapısında beklemeye memur etmiş, o da orada beklemişti. Onun şehadetinden sonra da namazını kılmış, Haşr-ı Kevkeb denilen mahalde toprağa vermişti.

* Hz. Zübeyr (radıyallâhü anh) Cemel Vakası’ndan önce Basra’ya Hz. Ali (radıyallâhü anh) ile savaşmaya değil, insanlar arasında barış yapmak için ve Hz. Osman’ın (radıyallâhü anh) katillerinden kısas almak ve fitnenin

kökünü kesmek için çıkmıştı. Savaş ise ansızın iki grubun da kastı olmadan içerideki münafıkların tahrikiyle meydana gelmiştir.

* Hz. Osman, Hz. Mikdat, Hz. Abdurrahman b. Avf (radıyallâhü anhnhum) gibi birçok zatlar, mallarına Hz. Zübeyr’i vasi bırakmışlar, neleri varsa ona emanet etmişlerdi.

* Kendisine harac veren bin kölesi vardı. Onlardan aldığının tamamını sadaka olarak dağıtırdı. Birçok fakir müslümanın geçimini üstlenmişti. Kendisi son derece sade yaşar, mütevazı giynirdi.

* Cemel Vak'asında ıslahı sağlamak için hareket ettiyse de Sebei’lerin fitne çıkarması üzerine Hz.Zübeyr (radıyallâhü anh) Hz. Ali (radıyallâhü anh) karşısında yer almıştı. Hz. Ali (radıyallâhü anh), ona Resulullah'ın: "Sen Ali'yle mukatele edeceksin fakat haksızsın" dediğini hatırlatır. Bunu hatırlayan Zübeyr savaşı terkeder. Büyük bir hakperestlik örneği göstererek, kınamalara aldırış etmedi. Medine yolunda iken, nurdan nasipsiz İbn Cürmüz isimli bir şahıs, peşine düşüp, onu hem de namazda iken şehit etmişti. H.36’da şehit edildiği sırada 66 (veya 67) yaşlarındaydı.

HAKKINDA AYETLER

* “Sonra da, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah’tan (önemli sonuçlara açık) bir nimet ve fazladan lütuflarla döndüler; Allah’ın rızası istikametinde hareket etti onlar. Allah, çok büyük fazl sahibidir (karşılıksız lütf u ihsanda bulunmada cömerttir.)” (Al-i İmran, 174) ayetinde Hz. Ebubekir (radıyallâhü anh) ile beraber bahsi geçenlerden olduğunu Hz. Aişe (radıyallâhü anhnha) söylemiştir. Uhud savaşında hemen hemen hepsi yaralı oldukları halde Mekkelileri takip emrine uymuşlardı.

* “Buna karşılık, haklarında tarafımızdan va’din güzeli (Cennet, Cemâlullah ve Allah’ın rızası) takdir edilmiş olanlara gelince, onlar Cehennem’den uzak tutulacaklardır. Öyle ki, onun hışırtısını bile duymazlar; (Cennet’te) canlarının çektiği nimetler içinde sonsuzca yaşayıp gidecekelrdir onlar. O en büyük dehşet (olan Sûr’a ikinci üfleyiş) bile onları tasalandırmaz. Kendilerini melekler karşılar ve “İşte, size va’dedilen gün bugündür!” müjdesini verirler.” (Enbiya, 101-103) Hz. Ali (radıyallâhü anh) bu ayeti kerimeyi okuduktan sonar “Ben onlardanım, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Talha, Zübeyr, Said, Abdurrahman da onlardandır.” buyurdu.

Not: Ayet-i kerimeler umuma şamildir. Dar manada anlaşılmamalıdır. Fakat bu ayetlerin şumulune giren şahıslar hakkındaki rivayetler gözardı edilemez.

HAKKINDAKİ HADİSLER:

* Saîd İbnu Zeyd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talhâ cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa'd İbnu Mâlik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrâh cennetliktir."(Râvi der ki: Zeyd) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: "Onuncu kim?" diye sordular. (Bu taleb üzerine): Saîd İbnu Zeyd!" dedi. “ [Ebu Dâvud, Sünnet 9, (4648, 4649

* Hz. Câbir anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her peygamberin bir havarisi vardır. Benim havarim ise Zübeyr İbnu'l-Avvâm'dır, (radıyallahu anh)." [Buharî, Fezailu Ashab 13, Cihad 40, 41,

135 Meğazi 29, Haber-i Vahid 2; Müslim, Fezailu's-Sahabe 48, (2415); Tirmizî, Menâkıb, (3746).]

HAKKINDA SÖYLENENLER:

* “Zübeyr, dinin direklerinden biridir.” Hz. Ömer

* “Terekelerin en hayırlı velisi Zübeyr’dir.” Hz. Ömer

* “Muhakkak ki o en hayırlılardan ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in en sevdiği kimselerdendir.” Hz. Osman

* “Safiyye'nin oğlunun katiline cehennemi müjdelerim.” Hz. Ali

* “Bir kılıç ki, vallahi sahibi daima onunla Rasulullah’dan (sallallahu aleyhi ve sellem) tehlikeleri uzaklaştırmıştır.” Hz. Ali

* “Zübeyr nice tehlikeyi, kılıcıyla Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’den savmıştır. Allah (c.c) ona bol bol hayır ihsan etsin. Ashab içinde onun gibi kimse yoktur, daha önce de olmamıştır. Dünya durdukça da olmaycaktır. Benim senin için senin meziyetlerini sayıp seni övmek, nice toplulukların yaptığı işlerden daha hayırlıdır. Ey Hâşîmî oğlu! Yaptığın işler gerçekten pek değerlidir.” Hz. Hassan b. Sabit

* “Evet, ızdırap ve çile, bu yolun kaderidir. O hâlde irşâd ve tebliğ adamı, daha işin başında ızdırap ve çileye razı olmalıdır... Zübeyr b. Avvam (radıyallâhü anh), hasıra sarılıp yakılırken hep bu yolun rengini aksettiriyorlardı.” M. Fethullah Gülen

* “İşte Hak katında veli, o yolun delilerinden biri, Allah Resûlü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem), “Her peygamberin bir havarisi vardır. Benim havarim ise Zübeyr bin Avvam’dır.” sözleriyle şereflendirilen Zübeyr b. Avvam (radıyallâhü anh)! Bedir’de o da Hz. Hamza (radıyallâhü anh) gibi düşmanla yaka-paça olmuş, onlarla göğüs göğüse savaşmış ve öyle bir semavîleşmişti ki, o gün melekler de başlarına aynı sarığı sarmış ve Ashab’ı teşyî’ ve teşcî’ edivermişlerdi.” M. Fethullah Gülen

SÖZLERİNDEN:

* "Oğul! Diğer arkadaşlarımın şahit olduğu şeylere ben de şahit oldum. Ama ben Efendim'den şunu duydum, 'kim bana bilerek yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.' Ben bunun için (yanılırım korkusuyla çok) hadis rivayet edemedim."

* “Allah katındaki kötü sonucundan korktuğum işleri bırakmak, din için de dünya için de daha iyi ve hoştur.”

* “Talha b. Ubeydullah, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sonra Peygamber olmadığını bildiği halde çocuklarını peygamber isimleriyle adlandırıyordu. Ben de şehit olmaları ümidiyle, çocuklarımı şehit ismi ile adlandırıyorum.”

* “Yavrucuğum! Eğer bir şeyi yapmakta acze düşersen, o iş için Mevlâm’dan yardım iste.”

KAYNAKLAR

1.Allah Kelâmı Kur’ân-ı Kerim ve Açıklamalı Meali, Ali Ünal, Define Yayınları, İstanbul–2007

2.Hadis Ansiklopedisi-Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan, Akçağ Yayınevi, c.12

3.Aşere-i Mübeşşere, Ahmet Kurucan-Zühdü Mercan, Işık Yayınları, İzmir-2007

4.Asr-ı Saâdet, Ahmet Nedvi, Sahip Ensari, Seyyid Süleyman Nedvi, Şamil Yayınevi, c.1, İstanbul-1985

5.el-İsabe, İbnu Hacer el-Askalânî, Sağlam Yayınevi, İstanbul-2008

6.Tabakatü’l-Kübrâ, İmamı Şârânî, Bedir Yayınevi, İstanbul-2005

7.Ashâb-ı Kiram, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu, Erkam Yayınları, İstanbul-2008

8.Sahabeden Günümüze Allah Dostları, Şule Yayınları, c.1, İst-1996

9.Yeryüzü Yıldızları, Halid Muhammed Halid, Beka Yayınları, İstanbul-2007

10.Gökteki Yıldızlar, Mahmut Şakir, Ravza Yayınları, İstanbul-2007

11.Sahabîler Ansiklopedisi, Yeni Asya Yayınları, c.1, İstanbul-1993

12.Tarihte Metod Ve Tarihi Tetkikler Işığında Sahabe Dönemi, Muhammed Salih Ekinci, Yasin Yayınevi

13.İrşad Ekseni, M. Fethullah Gülen

14-Prizma-4, M. Fethullah Gülen

15-Zihin Harmanı, M. Fethullah Gülen

Okul Zil Programı

yilsoftzil

9786059223690
logo5

Esma-ül Hüsna

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün125
Dün269
Bu hafta929
Bu ay6640
Hepsi772041